Ducati, motokros dünyasındaki iddiasını tamamen yeni Desmo450 MX Factory modeliyle bir üst seviyeye taşıyor. Pist odaklı geliştirilen bu model, markanın yarış tecrübesini doğrudan araziye aktaran teknik çözümleri, hafifletilmiş yapısı ve üst seviye donanımlarıyla Ducati’nin bugüne kadar ürettiği en yarışa hazır motokros motosikleti olarak konumlanıyor.

Ducati’nin motokros serisi, Desmo450 MX Factory’nin gelişiyle birlikte önemli bir evrim geçirdi. Factory versiyonu, geçtiğimiz temmuz ayında İngiltere pazarına sunulan standart Desmo450 MX modelini temel alıyor; ancak daha hafif yapısı ve doğrudan yarış odaklı bileşenleriyle ondan ayrılıyor. Ducati, bu modelle yalnızca bir varyant sunmakla kalmıyor, aynı zamanda profesyonel yarış beklentilerine göre optimize edilmiş bir platform ortaya koyuyor.
Desmo450 MX Factory, Ducati’nin yarış DNA’sının kalbinde yer alan desmodromik valf mekanizmasını kullanan 449,6 cc hacmindeki sıvı soğutmalı tek silindirli motorla donatılmış durumda. Bu ünite, yüksek devirlerde istikrarlı güç üretimi ve keskin gaz tepkileriyle ön plana çıkıyor. Motor, 9.400 devir/dakikada yaklaşık 63,6 beygir güç ve 7.500 devir/dakikada 39,5 lb-ft tork üreterek hem kalkışlarda hem de pist üzerindeki hızlanmalarda rekabetçi bir performans sunuyor. Bu değerler, Desmo450 MX Factory’yi doğrudan yarış temposuna uygun hale getiriyor.

Factory versiyonunda yapılan ağırlık optimizasyonu kağıt üzerinde sınırlı görünse de pist kullanımında fark yaratan bir etki yaratıyor. Standart Desmo450 MX’e kıyasla 0,8 kg daha hafif olan motosikletin toplam ağırlığı 104 kg seviyesine düşürülmüş durumda. Bu hafifleme, özel olarak üretilmiş Factory üçlü kelepçeler sayesinde sağlanan yaklaşık 200 gramlık ek tasarrufla destekleniyor. Sonuç olarak motosiklet, yön değiştirme kabiliyeti ve sürüş hissi açısından daha keskin bir karakter sunuyor.
Akrapovic Egzoz ve Üst Seviye Fren Donanımı
Desmo450 MX Factory, standart modelde bulunmayan tam titanyum Akrapovic egzoz sistemi ile donatılıyor. Bu sistem yalnızca ağırlık avantajı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda motorun gaz tepkilerini daha canlı hale getiriyor. Frenleme tarafında ise Ducati, hiçbir ödün vermemiş. Ön ve arka frenlerde Brembo kaliperler kullanılırken, her iki uçta da Galfer diskler görev yapıyor. Bu kombinasyon, sert frenleme noktalarında dahi yüksek kontrol ve güvenilir performans sunuyor.

Her iki Desmo450 MX versiyonunda da süspansiyon donanımı Showa tarafından sağlanıyor ve ön-arka sistemler tamamen ayarlanabilir yapıda. Ancak Factory model, burada da farkını ortaya koyuyor. Ön çatallar ve arka amortisör gövdesinde koyu Kashima kaplama kullanılırken, mil ve çubuklarda TiO süper işleme uygulanıyor. Standart MX modelinde Kashima kaplama yalnızca ön çatallarla sınırlıyken, Factory versiyonunda bu kaplamalar daha geniş kapsamlı olarak kullanılıyor. Bu sayede sürtünme azalıyor, süspansiyon hassasiyeti artıyor ve uzun yarış seanslarında performans daha istikrarlı hale geliyor.
Desmo450 MX Factory’nin yarış odaklı karakterini pekiştiren bir diğer detay ise kalkış destek sistemi. Ön çatalı sıkıştırarak çalışan bu sistem, start anında motosikletin dengesini artırıyor ve daha kontrollü, daha hızlı kalkışlara olanak tanıyor. Özellikle holeshot mücadelesinde bu tür bir sistem, ciddi bir avantaj anlamına geliyor. Ducati’nin motokros projesi, İtalyan Prestige MX1 serisinde elde edilen başarılı sonuçlarla şekillendi. Marka, 2025 yılında MXGP Dünya Şampiyonası’na katılmasına rağmen kısa sürede podyum başarısı elde ederek projenin ne kadar doğru bir temelde yükseldiğini kanıtladı. Desmo450 MX Factory, bu yarış deneyiminin doğrudan bir ürünü olarak geliştirildi.
Ducati Desmo450 MX Factory, standart Desmo450 MX’in üzerine inşa edilmiş, ancak her detayında yarış önceliği gözetilmiş bir motokros motosikleti. Daha hafif yapısı, Akrapovic egzozu, gelişmiş süspansiyon kaplamaları, Brembo–Galfer fren kombinasyonu ve kalkış destek sistemiyle Ducati’nin motokros alanındaki en iddialı modeli olarak ön plana çıkıyor. Pist performansını merkeze alan sürücüler için Desmo450 MX Factory, Ducati’nin yarış vizyonunu saf haliyle yansıtan bir makine niteliği taşıyor.






